|
Köyün
yaşlı semercisi Bekir usta ölmüştü. Tüm eşekler köy meydanında
toplandılar, tepindiler oynamaya başladılar. Yaşlı hasta bir eşek
duvar dibinde düşünüyordu. Ona geldiler:
-“Haberin yok herhalde,semercimiz öldü” dediler.
-“Ne olmuş öldüyse?”
-“Artık sırtımız yara bere olmayacak, özgür olacağız”
-“Nasıl bir özgürlükmüş bu!”
-“Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak,
kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız…”
-Yaşlı eşek gülmüş:
-“Şaşarım aklınıza” demiş.
-“Bugün sevinçle tepineceğinize, aslında yas tutmalısınız.
Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız
etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu. Yarın bir acemi semerci
getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi siz semerciden
değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın. Eşek kaldıkça,
sırtınıza bir semer yapan bulunur.”
(Bu
fıkrayı okuyunca açıkçası içim burkuldu, fena oldum. Her seferinde
"şu hükümet veya bu yönetim gitsin yeter" dedik, ama semerci
hikayesi gibi ıstırabımız hiç bitmedi. Aksine giderek arttı sanki.
Suç gelende değil, eşeklik bizde galiba...) |