|
Anne olunca…
İnsan anne
olunca her şey değişiyor. Kimine göre bu annelik güdüsü, kimine göre
yaratılış özelliğimiz… Kimine göre ise insanın özgürlüğünün
kısıtlanması. Her ne şekilde düşünürsek düşünelim insan anne olunca
her şey değişiyor.
Benim için de bu değişiklik 11
Ağustos’ta oldu. 25 yaşındaydım, Ömer Nasuh’um dünyaya geldi.
Allah’ım ne güzel bir şeydi! İnsan bakmaya bile kıyamıyordu. 9 ay
sonunda bir mucize size verilmişti. Ömer Nasuh 3,600 gr. Dünyaya
gelmişti.
İnsan anne olunca her şey
değişiyor. Uyku düzenin, rüyaların, beslenme alışkanlığın, yürüyüşün
bile değişiyor. Artık her şeye bakışınız değişiyor. Bir köpek
görüyorsunuz “ağzında ekmek var” kesin yavrusuna götürüyordur
diyorsunuz. Kuşlar yuvalarını yavruları için yapıyordur. Sanki dünya
onlar için dönüyor….
Artık annesin. Düşünmen gereken
bir bebeğin var. Her saniyen onu düşünmekle geçiyor. Uyurken bile…
Ömer Nasuh’un ilk ay
muayenesinde az kilo aldığını fark ettik. İnsan anne olunca buna çok
üzülüyor. Acaba bende mi bir eksiklik var diye düşünmeden edemiyor.
Daha sık hatta saatte bir emzirmeye başladık. Ama her seferinde aynı
sonuçla karşılaşıyorsun. Yine az kilo alımı...
İnsan anne olunca büyüsün
istiyor bebeği günden güne… Ama bizde böyle olmadı. Gül gibi
soluyordu bebeğim… Doktor kontrollerinde de normaldi her şey ilk 4
ay… Ama dedim ya insan anne olunca hissediyor. Yolunda gitmeyen bir
şeyler olduğunu. Anne sütü olduğu halde emmekte güçlük çekiyordu
bebeğim. Bazen o ememediği için ben de çok acı çekiyordum…
4 aylık olduğunda tavsiye üzerine
bir başka doktora kontrol için gittik. Doktor eko çektirmemizi
istedi. Dedim ya, insan anne olunca anlıyor problem olduğunu…
Eko sonuçlarında Ağır Aort
Koarktasyonu + dilate kardiyomyopati olduğu ortaya çıktı. Yani
kalpten çıkan ana atar damar daha anne karnından itibaren çok dar
olduğu için ağır kalp yetersizliği gelişmiş ve kalp iflas etme
noktasına gelmiş. Ergün bey’le de o gün tanıştık. Yüzü çok
endişeliydi. Acil anjiyo gerekiyordu. Hep kısa ve öz konuşuyordu.
Zaten konuşacak ne vardı ki! Ben de çareyi susmakta buldum…
İnsan anne olunca önce
kabullenemiyor. Böyle vakaları hep başkalarından duyardık.
Üzülürdük ama unuturduk. İnsanın kendi başına hatta canından çok
sevdiği bir varlığın başına gelince çok farklı oluyor. İnsanlara ben
de anlattım onlar da üzüldüler, ama sonra onlar da unuttular. Tıpkı
daha önce benim unuttuğum gibi. Çünkü insan unutkan bir varlık. O
zaman dedim ki ‘Hep birlikte yalnızız bu dünyada…’
Ateş düştüğü yeri yakarmış
gerçekten… Ve ölüm sadece yaşlılara yakın değilmiş… Bunu şah
damarımda hissettim…
Kullanmam gereken ilaçlar vardı
düzenli olarak .İnsan anne olnnca her şeye alışıyor. Sanki daha da
güçleniyor. Ve hep dua ediyor. Zaten dualar da olmasa neye yarardı…
İnsan anne olunca hep ümit ediyor
en zor şartlarda bile… Düşünüyorsunuz onun en çok size ihtiyacı var.
Bu yüzden güçlü olmak gerekiyordu…
Ve nihayet anjiyo günü gelmişti.
16 Ocak 2009 bebeğim anjiyo oldu. Ergün bey bi tek o gün benimle
konuştu. Anjiyodan çıkar çıkmaz ‘Ömer Nasuh’un annesi’ diye
seslendi. Bu çok hoşuma gitmişti. Evet önce bana söylenmeliydi.
Anneyiz ya evet önce benim hakkımdı. Çok şükür atlatmıştık hayati
tehlikeyi. Balonlu kateterle damar kalbi rahatlatacak kadar
genişletilmişti. Şifayı veren Şafidir önce tabi ki. Sonra da şifalı
ilmi ve elleri bahşettiği güzel insandır.
Ergün bey'le anjiyodan sonra
görüştüğümüzde artık güzel şeylerden bahsettik. Çünkü artık tehlike
atlatılmıştı. Geriye son aşamamız kalmıştı ameliyat…
Çok korkuyordum tehlikeyi
atlattığımızı bile bile korkuyordum. İnsanın aklı almıyor ki. Nasıl
olur da küçücük bir bebeğe açık kalp ameliyatı olurdu. Düşünmek bile
ürkütücüydü.
Ergün Bey o konuda da bizi hiç
yormadı. Kendinden gayet emin ameliyatı yapacak olan cerrahı buldu
ve ona yönlendirdi. İnanın insanın kendine doktoruna güvenmesi çok
güzel bi şey. Hiç gözüm arkada değildi. O elbette en iyisini
düşünecekti. İçimde en ufak bi şüphe bile yoktu…
Kalp kendine gelip normal
çalışmaya başlayınca, 2,5 ay kadar sonra ameliyatımız oldu. İnsan
anne olunca çok zor oluyor. Lütfen babalar kızmasın bana ama anne
olunca insanın kanı çekiliyor sanki. Evet, daha güçlü oluyor insan
ama çok canı yanıyor. Yoğun bakımdan çabucak çıktı Ömer Nasuh’um,
sanırım o da gücünü annesinden aldı. (Lütfen babalar kızmasın)
Evet bugün 22 Haziran: her şey
geride kaldı. Şimdi 10 aylık oldu bebeğim. Ameliyattan sonra hızla
sağlığına kavuştu. İnsanlar diyor ki ‘her şeyi unut yeni bir sayfa
aç hayatına’ diyor. Evet insan unutkan bir varlık. Ama ben
unutmayacağım yaşadıklarımı. Şükürle hatırlayacağım. Şifayı vereni
de…
Şifalı ilime ve
ellere sahip güzel insanları da…
Solda Ömer Nasuh Sinmez
Yazan:Ömer Nasuh’un annesi Hatice Sinmez |