| |
Yedi sene önce
bir akşam mesai saati sonrasında tanısı konulan Ataberk büyüdü,
kocaman oldu ve sünnet oldu. Onun hikayesi gerçekten unutulmaz bir
hikayedir. 2003 yılının ağustos ayında, daha 2 haftalık iken morarma
ve hızlı nefes alma ile gittikleri bir çocuk doktoru tarafından kalp
hastalığından şüphelenildi. Akşam geç saatlerde mesainin bitmesinden
sonra bir çocuk doktoru arkadaşım cep telefonumdan beni arayıp bir hastaya bakıp bakamayacağımı sordu.
Saat epeyce geç olduğu için ve
tüm polikliniklerde kapanmış olduğundan, ben de eşyalarımı ve çantamı
toplamış hastaneden çıkmak üzereydim. "Çok acil değilse yarın
bakabileceğimi, hastaneden çıkmak üzere olduğumu" söyledim. Çocuk
doktoru arkadaşım" çocuğun durumunu pek iyi görmediğini, bu akşam
bakılmasının daha iyi olacağını, eğer beklersem çok hızlı bir
şekilde şehir içindeki muayenehanesinden en geç yarım saat içinde
gönderebileceğini" söyleyince bir an tereddüt edip "tamam,
bekliyorum, hemen gelsin" deyip beklemeye başladım. Gerçekten de en
hızlı bir şekilde getirilen bebeğe hiç bir poliklinikde personel,
hemşire ve sekreter kalmamış olduğu için tek başıma kilitli odaları
ve cihazları açarak baktığımda gönderen doktorun haklı olduğunu,
durumun çok acil olduğunu gördüm. Akciğere giden damarın kapağı tamamen tıkalıydı ve duktus denilen anne karnında açık olup, doğum
sonrası kapanması gereken damarın da neredeyse kapanmak üzere
olduğunu gördüm. Değil bir gün sonrayı beklemek bir kaç saat sonra
bile çok geç olabilirdi. Ataberk'in bu konuda şansı vardı. Bu damarı
kalp ameliyatı olup kapağını açana kadar açık tutacak, Türkiye'de
satılmayan ve yurtdışından çok zor temin edilebilen bir ilaç da
gerekiyordu. Ataberk bu konuda da şanslıydı. Elimde yeterli miktarda
başka bir hastadan artmış ilaç da vardı. Hemen hastaya bu ilaç
verilmeye başlanıp, akciğere kan gitmesi sağlanırken ameliyatı
yapacak olan doktor da aranıp gereken hazırlıklara başlandı ve çok
kısa süre içinde riski yüksek olan ameliyat başarıyla
gerçekleştirildi. Daha sonra kontrollerde giderek her şeyin normale
döndüğü görüldü. Daha da ilginci, Ataberk'in dedesi ile daha sonra
tesadüfen komşu olduk ve dedesine her geldiğinde Ataberk'i de
görmekten çok ama çok mutlu olduk.
Son kontrolünde de gayet sağlıklı olan Ataberk 7
yaşını bitirdiği 2010 yılı yazında görkemli bir sünnet düğünü
ile sünnet de oldu. Kendisine geçmiş olsun der, sağlıklı, mutlu,
başarılı ve uzuuuun bir ömür dileriz. |
|