| |
Ayşenur Baştürk'ün ilginç ve inanılmaz öyküsü Eylül
2004'de 3 aylıkken başladı. Doğduğundan beri bir çocuk doktoru
tarafından izlenmiş ve gelişmesinin normal olduğu söylenmiş. Ayşenur
ve ailesinin, akrabalarından birinin sağlık sorunu nedeniyle
Hatay'a gitmesi ile kaderi değişti. Ayşenur gittikleri
Hatay'da ishal olunca doğal olarak kendi doktoruna değil
oradaki başka bir çocuk doktoruna götürüldü. Gittikleri
Hatay'daki doktor ishal nedeniyle muayene ederken kalpte bir
üfürüm de duyarak bu konuda bir kardiyoloğa gitmelerini önermiş.
Bursa'ya döndüklerinde kendi çocuk doktorlarına danışan Ayşenur'un
ailesi bize başvurdular. Yapılan muayene ve eko sonucu aort
damarının çok dar olduğu, bu nedenle vücudun alt yarısına yeterli
kan gitmediği, kol ve başına ise tansiyonunun çok yüksek olduğu
(180/120mmHg) görüldü, Ayrıca bu nedenle tüm vücuda kan pompalayan
sol karıncığın artık yorulmaya başladığı ve çok büyüdüğü, bu nedenle
sol karıncıkta basınç çok yükseldiği için mitral kapakta ağır kaçak
olduğu görüldü. Hemen o hafta acile kateter-anjiografi için hazırlık
yapıldı ve balonla darlığın genişletilmesi için minik Ayşenur Uludağ
Üniversitesi hastanesine yatırıldı. Acilen yapılan balonla darlığın
genişletilmesi işlemi çok başarılı geçti ve darlık %90 giderildi.
Sevimli ve minik Ayşenur'un kalbi daha iyi çalışmaya başladı, kapak
yetersizliği hızla düzeldi ve tansiyonu düştü. Genellikle ilk
aylarda gerek ameliyatla, gerekse kateterle tedavi edilen aort
koarktasyonlarında nüks oranı %70'lere kadar çıkmaktayken,
Ayşenur'un şansı vardı ve 7 yıldır kontrol altında, nüks de
görülmedi. İnşallah Ayşenur bu ciddi ve hayati sorunu tamamen
atlattı ve bir daha böyle bir sorun yaşamayacak. Sevgili Ayşenur ve
ailesine hep böyle mutlu ve sağlıklı yıllar dileriz. Darısı diğer
hastalarımızın başına.... |
|