İŞ KORKUSU   

 

·       

İşini kaybetme korkusu, iş yerinin önemli korkularından biridir. Yönetim bu korkuyu kullanmanın işine geldiğini düşünebilir. Ama korkunun baskın olduğu yerde insanlar siner, sessizleşir, ve yaratıcılıklarını kaybederler. Herkes kendi çıkarını koruma peşine düşer. Herkes gününü kazasız belasız geçirmeye bakar ve göze batacak hiçbir şey yapmamak, atılım yapmaktan daha önemli hale gelir.

Korku çalışma ortamı için uygun bir güdü kaynağı değildir. Sadece işyerinde değil, ailede dahil korkunun olduğu her yerde yaratıcılık azalmış, güven kaybolmuş ve bu nedenle etkili insan ilişkileri ortadan kalkmıştır. Her kurumda bunun örneklerini görebiliriz.

·        Ailede ana baba otoritesini kaybetmekten korkar. Çocuk cezalandırılmaktan korkar.

·        Hastanede hemşireler kendi fikirlerini söylemekten korkar. Doktorlar hemşirelerin etkin olmasından korkar.

·        Öğrenciler öğretmenlerden korkar, öğretmenler müfettişten korkar, müfettişler kendi amirlerinden korkarlar.

·        Memurlar kısım şefinden korkar, kısım şefi müdürden korkar, müdür bölge müdüründen korkar, bölge müdürü genel müdürden korkar.

·        Üniversitede asistan hocasından korkar, hoca anabilim dalı başkanından korkar, anabilim dalı başkanı dekandan korkar, dekan rektörden korkar, rektör YÖK başkanından korkar.

Hiç kimse korku yüzünden düşüncelerini açık seçik ifade edemez. Sonuç: herkesin homurdandığı, mutlu olmadığı, dıştan sessiz, içten huzursuz bir çalışma ortamıdır. Bunların sonucunda ise hantal, çağın gerisinde ve verimsiz bir kurum veya işletme ortaya çıkar.