| |
Bazı yakınlarımız, arkadaşlarımız ve dostlarımız dişlerimiz gibidir.
Aslında bize hem çok yararlı, hem de çok gereklidir. Bazen de iyi
giden beraberlikler uzun ömürlü olamaz. Çürümüş dişler gibi şiddetli
ağrılar, dayanılmaz acılar verir insana. Öyle bir durumda mümkünse
tedavi ettiririz, yani yeni bir şans veririz. Tedavi sonuç vermezse,
istemeye istemeye onlardan kurtulmak ve vücudumuzdan uzaklaştırmamız
gerekir. Bu kolay mı olur sanırsınız? Onu kaybetmekten korkarız,
kaybederken ve sonrasında duyacağımız acıdan korkarız. Yerinde
kalacak olan o boşluktan korkarız. Onsuz hayatımız bazen dayanılmaz
olur. Bazen onun yerine kalıcı veya geçici protezler deneriz.
Biliriz ve yaşayarak görürüz ki, bu protezler her ne kadar aslına
çok benzese, hatta daha da güzel görünse bile ASLA aslının yerini
tutmaz. Ama yoktur ki başka yolu. Bu durum maalesef kaçınılmazdır.
İstesek de istemesek de, ne kadar geciktirmeye çalışsak da,
ayaklarımız geri geri gitse de o diş artık sökülecektir çaresiz…
Hep başkalarının yazdıklarını mı koyacağız buraya. Bu sefer de 14
yıl önce yazıp sonra unuttuğum bi yazı koyayım dedim. Ergün Çil
Bursa, 1994 |
|