ERDAL İNÖNÜ'DEN İNCİLER    

     
 

 

Aşağıda sayın Erdal İNÖNÜ'nün çeşitli vesilelerle yapmış olmuş esprilerden bir kaçını bulacaksınız. Bu esprilerde ince zekayı, inceliği ve hazır cevaplılığı görmek mümkün.

Bir partili Erdal Bey'e: "Efendim arkamızda kamuoyu desteği var." der. Erdal Bey'in yanıtı yine yarı espri yarı ciddidir: "kamu var da, oyu yok.".

GÖREMEZSİNİZ TABİİ!
Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:
- Sayın inönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?
- Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.

ÖLÜRÜM YOLUNA
Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey'e hitaben "Ölürüm yoluna" diye haykırır. Erdal Bey cevap verir: Dur, ölme. Bir oy bir oydur.

BİRBİRİMİZİ YİYECEĞİZ
SHP genel başkanlığı dönemimde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider. Garsonun "Bir şey almak ister misiniz, efendim" sorusu üzerine "Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz" yanıtını verir.

PLATONİK AŞK
İnönü SHP Genel Başkanıyken dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti. O günlerde İnönü Yılmaz'ı sert biçimde eleştiriyordu. Yılmaz, Necatibey caddesinde bulunan SHP Genel Merkezine geldi. SHP ile ANAP Genel Başkanları baş başa uzun bir görüşme yaptılar. Herkes sert tartışmalar yaşanmasından endişeliydi. Görüşme sonrası dönemin SHP Genel Sekreteri Fikri Sağlar, İnönü'ye biraz da endişe ile görüşmeyi sordu. İnönü şöyle dedi:

- Çok iyi geçti, Mesut bey partimize aşık oldu. Ama platonik.

BEN KEDİ MİYİM?
İnönü gençlik yıllarında evinde otururken mutfaktan bir çığlık duydu. Eşi Sevinç Hanım "Erdal koş fare var' diye bağırıyordu. İnönü istifini bozmadı ve eşine öyle seslendi: - Ne yapayım Sevinç. Ben kedi miyim. ?

ÜLKEMİ BENDEN KÖTÜLER YÖNETMESİN DİYE
Erdal Bey'e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar. Yanıt müthiştir:
- Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!

SEN BANA DEĞİL CİZRELİLERE TEŞEKKÜR ET
Bir seçim dönemi... SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre'deki
mitinglerde konuştuktan sonra Siirt'te halka hitap edecektir. Ancak Cizre'de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt'e gelinir. Seçim gezilerinde program sarkmasına alışık Siirt İl Başkanı, parti otobüsünün tam zamanında geldiğini görünce biraz şaşkın, İnönü'ye teşekkür eder. Aldığı yanıt: - Sen bana değil, asıl Cizrelilere teşekkür et...

ANTİDEMOKRATİK KARARLARDA OYLAMA OLMAZ
Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında dumanaltı olmaktan fena halde rahatsızdır. Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü: - Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek, olunca arka sıralardan bir üye; - Bu kararınızı oylamaya sunsak efendim, diye itiraz etmeye kalkışınca cevabı aldı "Antidemokratik kararlarda oylama olmaz!"


DURUN YAV, MESELENİN KÖKÜNE İNELİM
Seçim otobüsüyle bir yere gidiliyor. Otobüsün kornası aniden bozulmuş, ötüp duruyor. Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. Yolculardan birinin şoföre: - Kablosunu kopar, diye akıl verdiğini > duyan İnönü itiraz ediyor: - Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim.

SİZDE DEVLETTE ÇALIŞAN BİRİ YOK MU?
DEP'li Sırrı Sakık, SHP'den milletvekili adayı olmak için başvurur ve İnönü'yle görüşmeye gelir: - Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar. Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste... İnönü şaşırır: - Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?

NORVEÇ'TE BAŞBAKAN OLURSUNUZ
Gazeteci der ki: - Sizin için Norveç'te başbakan olabilir, diyorlar.  İnönü'nün cevabı: - Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye'de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.


İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü, bir seçim mitingi için Rize'ye gider. Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü'yü gören Temel sorar:

- Habu konuşan adam da kimdur? Derler ki: İsmet İnönü'nün oğlu Erdal'dır! - Uy desene Paşanun çok günahını almışuz. Rahmetli II. Dünya Savaşı yıllarında bizleri çok aç bırakmıştı. Baksanıza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağını da aç bırakarak ne hale getirmiş!