|
Yapılan araştırmalar,
suçun en belirgin sebeplerinden bir tanesinin de babasız büyüme
olduğunu göstermektedir. Şiddete dayalı suçlar, çocuk suçları, madde
kullanımı ile baba yokluğu arasında direkt bir ilişki vardır.
Bununla birlikte, sorumluluk
sahibi bir babanın varlığı, bu sosyal hastalıkların yerine geçebilen
bir caydırıcı işlev görmektedir.
Batıda aile
yapılanması son zamanlarda dramatik bir şekilde değişmiştir. Genç
yetişkinler evlenmek yerine birlikte yaşamayı tercih etmektedir.
Boşanma oranlarında ise bir sıçrama görülmektedir. Yapılan
araştırmalar, sadece annenin bulunduğu ailelerde büyüyen çocukların,
akranlarına göre göreceli olarak daha dezavantajlı olduğunu
göstermektedir.
Bir araştırmanın
sonuçları, 7 ay ile 2 yaş arasındaki çocukların hem anne hem de
babaya bağlandıklarına işaret etmektedir. Bu sonuçlar, çocukların
erken dönemdeki gelişimlerinde her iki ebeveynin de önemli olduğunu
göstermektedir. Babanın önemi inkar edilemez, çünkü çocuğun büyüme
sürecinde önemli bir rol oynarlar.
Araştırma sonuçları tutarlı
bir şekilde göstermektedir ki, sıcak ve sevecen babalar sadece
çocuklarının pozitif bir kişilik geliştirmesine yardımcı olmaz, aynı
zamanda çocuklarda cinsiyet rollerinin gelişimini de etkilerler.
Örneğin, erkek çocukları bir erkek olarak büyürken babalarından
erkeklerin ilgileri, faaliyetleri ve sosyal davranışlarını
öğrenirler. Kız çocukları ise babalarından erkeklerle güvenli ve
rahat bir ilişki kurmayı öğrenirler.
Sevgi dolu babalar,
erkeklerde başarı, kızlarda kişisel uyum üzerinde olumlu etkiler
yaparlar. Sevgi dolu babalar aynı zamanda ahlaksal mantık yürütmeyi
öğreten, sınırların belirlenmesini sağlayandır.
Dolayısıyla, açık bir şekilde, babalar anneler kadar önemlidir.
Ebeveynin yokluğu ya
da çocuğun ebeveynle (genellikle de babayla) sık iletişim kuramaması
ise çocuk üzerinde bazı olumsuz sonuçlara neden olmaktadır.
Küçük çocuklar, babaları
boşanma sonucu gittiğinde, babası sanki ölmüş gibi derin bir üzüntü
duyabilmektedir.
Ek olarak, babanın yokluğu hem kız hem de erkek çocuklarının sosyal
davranışlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Araştırma sonuçları, baba
yokluğu yaşayan çocukların davranış problemleri göstermesinin daha
olası olduğunu ve okulda, özellikle matematik ve fen derslerinde pek
başarılı olamadıklarını göstermektedir.
Eğer, çocuk ile baba
görüşmüyorsa, çocuk için olumlu rol modeli olması için abi, dayı,
amca veya büyük baba gibi kişileri kullanabilirsiniz.
Daha sonra okul
programları, kız - erkek kulüpleri ve gençlik programları yararlı
kaynaklar olabilir. Olumlu erkek kahramanlar hakkında kitaplar
okumak da bir diğer seçenektir.
Baba Yokluğunun Sonuçları
Üzerine Araştırma;
Özet olarak, bu
çalışmadaki çocukların %30'u ebeveyn ayrılığını izleyen şekilde okul
başarılarında belirgin bir düşüş yaşamışlar. 6 yaşından önce ya da 6
ile 9 yaşları arasındayken ebeveynleri boşanan ergen kızlar,
aileleri birlikte olan kızlara göre daha fazla alkol ya da madde
kullanımına yönelmektedir. 6 yaşından önce ebeveynleri ayrılan ergen
kızlar, aileleri ile birlikte olan kızlara göre daha fazla okuldan
kaçma bildirirken bu oran, kendileri 6 ile 9 yaşları arasındayken
ebeveynleri boşanan kız öğrenci grubundakinden de fazladır.
Ebeveynlerin ayrılığının
daha çok kız çocuklarını etkilediğini gösteren sonuçlar da vardır,
nitekim onlarda ebeveynleri ayrılan erkek çocuklarına göre daha sık
okuldan kaçma, daha depresif davranışlar gösterme gibi bulgular
saptanmıştır.
Ebeveyn ayrılığı
yaşamış kadınlarda yetişkin yaşlarda depresyon, kendini
değerli görmeme, büyük ölçüde suça yatkınlık ve erkeklerle sağlıklı
ilişkiler kurmakta zorlanma görülmektedir. Bu da, boşanma yıllar
öncesinde kalsa da sonuçların yıllar sonra bile devam ettiğinin
altını çizmektedir.
Kadınlarda bu duyguya yol
açanın ise, babanın duygusal olarak kaybının onların kendilerini
reddedilmiş gibi hissetmeleriyle ilişkilendirilmektedir. Pek çok kız
bu reddedilmeyi kendilerinin yeteri kadar sevimli, yeteri kadar
sevilebilir, yeteri kadar zeki vb. olmadıkları şeklinde
algılamaktadırlar.
Ebeveynleri boşanmış
olan çocuk ve ergen hastalarda, yaygın olarak şu üç problemin
görüldüğü saptanmıştır;
a) Katılımcıların %63'ü
psikolojik problem bildirmiştir; (endişe, üzüntü, fobiler, depresyon
gibi),
b) %56'sı becerilerde ve
performansta azalma tariflemiştir,
c) %43'ünde ise ebeveynlere
karşı öfke vardır.
|