BABASIZLIK  -  KEMAL SAYAR   

     
 

Yapılan araştırmalar, suçun en belirgin sebeplerinden bir tanesinin de babasız büyüme olduğunu göstermektedir. Şiddete dayalı suçlar, çocuk suçları, madde kullanımı ile baba yokluğu arasında direkt bir ilişki vardır. Bununla birlikte, sorumluluk sahibi bir babanın varlığı, bu sosyal hastalıkların yerine geçebilen bir caydırıcı işlev görmektedir.

Batıda aile yapılanması son zamanlarda dramatik bir şekilde değişmiştir. Genç yetişkinler evlenmek yerine birlikte yaşamayı tercih etmektedir. Boşanma oranlarında ise bir sıçrama görülmektedir. Yapılan araştırmalar, sadece annenin bulunduğu ailelerde büyüyen çocukların, akranlarına göre göreceli olarak daha dezavantajlı olduğunu göstermektedir.

Bir araştırmanın sonuçları, 7 ay ile 2 yaş arasındaki çocukların hem anne hem de babaya bağlandıklarına işaret etmektedir. Bu sonuçlar, çocukların erken dönemdeki gelişimlerinde her iki ebeveynin de önemli olduğunu göstermektedir. Babanın önemi inkar edilemez, çünkü çocuğun büyüme sürecinde önemli bir rol oynarlar.

Araştırma sonuçları tutarlı bir şekilde göstermektedir ki, sıcak ve sevecen babalar sadece çocuklarının pozitif bir kişilik geliştirmesine yardımcı olmaz, aynı zamanda çocuklarda cinsiyet rollerinin gelişimini de etkilerler. Örneğin, erkek çocukları bir erkek olarak büyürken babalarından erkeklerin ilgileri, faaliyetleri ve sosyal davranışlarını öğrenirler. Kız çocukları ise babalarından erkeklerle güvenli ve rahat bir ilişki kurmayı öğrenirler.

Sevgi dolu babalar, erkeklerde başarı, kızlarda kişisel uyum üzerinde olumlu etkiler yaparlar. Sevgi dolu babalar aynı zamanda ahlaksal mantık yürütmeyi öğreten, sınırların belirlenmesini sağlayandır. Dolayısıyla, açık bir şekilde, babalar anneler kadar önemlidir.

Ebeveynin yokluğu ya da çocuğun ebeveynle (genellikle de babayla) sık iletişim kuramaması ise çocuk üzerinde bazı olumsuz sonuçlara neden olmaktadır. Küçük çocuklar, babaları boşanma sonucu gittiğinde, babası sanki ölmüş gibi derin bir üzüntü duyabilmektedir. Ek olarak, babanın yokluğu hem kız hem de erkek çocuklarının sosyal davranışlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Araştırma sonuçları, baba yokluğu yaşayan çocukların davranış problemleri göstermesinin daha olası olduğunu ve okulda, özellikle matematik ve fen derslerinde pek başarılı olamadıklarını göstermektedir.

Eğer, çocuk ile baba görüşmüyorsa, çocuk için olumlu rol modeli olması için abi, dayı, amca veya büyük baba gibi kişileri kullanabilirsiniz. Daha sonra okul programları, kız - erkek kulüpleri ve gençlik programları yararlı kaynaklar olabilir. Olumlu erkek kahramanlar hakkında kitaplar okumak da bir diğer seçenektir.

Baba Yokluğunun Sonuçları Üzerine Araştırma;

Özet olarak, bu çalışmadaki çocukların %30'u ebeveyn ayrılığını izleyen şekilde okul başarılarında belirgin bir düşüş yaşamışlar. 6 yaşından önce ya da 6 ile 9 yaşları arasındayken ebeveynleri boşanan ergen kızlar, aileleri birlikte olan kızlara göre daha fazla alkol ya da madde kullanımına yönelmektedir. 6 yaşından önce ebeveynleri ayrılan ergen kızlar, aileleri ile birlikte olan kızlara göre daha fazla okuldan kaçma bildirirken bu oran, kendileri 6 ile 9 yaşları arasındayken ebeveynleri boşanan kız öğrenci grubundakinden de fazladır.

Ebeveynlerin ayrılığının daha çok kız çocuklarını etkilediğini gösteren sonuçlar da vardır, nitekim onlarda ebeveynleri ayrılan erkek çocuklarına göre daha sık okuldan kaçma, daha depresif davranışlar gösterme gibi bulgular saptanmıştır.

Ebeveyn ayrılığı yaşamış kadınlarda yetişkin yaşlarda  depresyon,  kendini değerli görmeme, büyük ölçüde suça yatkınlık ve erkeklerle sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlanma görülmektedir. Bu da, boşanma yıllar öncesinde kalsa da sonuçların yıllar sonra bile devam ettiğinin altını çizmektedir.

Kadınlarda bu duyguya yol açanın ise, babanın duygusal olarak kaybının onların kendilerini reddedilmiş gibi hissetmeleriyle ilişkilendirilmektedir. Pek çok kız bu reddedilmeyi kendilerinin yeteri kadar sevimli, yeteri kadar sevilebilir, yeteri kadar zeki vb. olmadıkları şeklinde algılamaktadırlar.

Ebeveynleri boşanmış olan çocuk ve ergen hastalarda, yaygın olarak şu üç problemin görüldüğü saptanmıştır;

a) Katılımcıların %63'ü psikolojik problem bildirmiştir; (endişe, üzüntü, fobiler, depresyon gibi),

b) %56'sı becerilerde ve performansta azalma tariflemiştir,

c) %43'ünde ise ebeveynlere karşı öfke vardır.