|
Aşklar da ayakkabılar gibidir... Bazıları yağmur, çamur, toz, toprak,
kar, buz gibi her türlü "kötü hava" koşullarına dayanıklıdır.
Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak "yamulur", ilk
yağmurlu havada "altı açılır" veya güzel havalarda bile "iki günde
bozulup" gider. Aşkları da ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz,
tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde NASIR oluşabilir.
Dar gelen bir ayakkabıyı sadece görünümünü beğendiğiniz için
"zamanla açılır" diyen satıcıya inanarak alırsanız, zaman içinde
ayak kemiklerinizde "deformasyon" başlar. Ruhunuzu daraltan bir aşk
içinde yalnızca fiziksel beğeniye kapılıp "zamanla düzelir"
diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların
"çarpıldığını" görebilirsiniz.
Aşkı bir çeşit serüven olarak "spor" gibi yaşayanlar, aynen "spor
ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar. Tersine
aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler "klasik ayakkabı"
gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara tutulurlar.
Dekolte
ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eğlence zevkleriyle ateşlenen
aşklar vardır. "Bez" ayakkabılar gibi kısa ömürlü "tatil aşkları"
ise hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur. "Marka" ayakkabı
alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aşıklar
da görürsünüz. Ayrıca ne tuhaf ki, "zaafı" olup
evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda
"değişik" türde aşklara da zaafı olduğu söylenir.
Evet aşk "ayakkabıdır". Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor"
kullandığınız zaman kolayca eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli
davranmayıp özen göstermediğiniz zaman kısa sürede "eskitirsiniz".
Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde yalnızca
"bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız; "delik" bir aşkı onarmaya
kalkıştığınızda da "asla eskisi gibi olmayacaktır" !
|