|
(Bütün yöneticilere ders olması gereken bu sözleri,
yöneticilerimiz ne kadar da iyi uyguluyorlar di mi? İnsanın gözü
yaşarıyor. Sorsan kendilerine: "Valla doğru söylemiş, aynen ben de
böyle düşünüyorum" diyeceklerinden emin olabilirsiniz...)
Ey
oğul! Beysin…
Bundan sonra öfke bize uysallık sana…
Güceniklik bize, katlanmak sana…
Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana…
Geçimsizlikler, çatışmalar, anlaşmazlıklar bize, adalet sana…
Kötü
göz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlama sana…
Ey
oğul!
Bundan sonra bölmek bize, bütünlemek sana…
Üşeniklik bize, uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana…
Ey
oğul!
Sabretmesini bil, vaktinden önce çiçek açmaz…
Şunu
da unutma! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın…
Ey
oğul!
Yükün
ağır, işin çetin, gücün kıl’a bağlı.
Allah
(c.c.) yardımcın olsun!...
İnsanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler.
Avun
oğlum avun, güçlüsün, kuvvetlisin, kelamlısın ama; bunları nerede
nasıl kullanacağını bilmezsen, öfken ve nefretin bir olup aklını
yener.
Sabah
rüzgarında savrulup gidersin.
Daima
sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın.
Dünya
senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir.
Bütün
fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin
fazilet ve erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır.
Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir.
Bu
dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin.
Açık
sözlü ol, her sözü üstüne alma, gördün söyleme, bildin bilme,
sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar itibarın, muhabbet olmaz.
Üç
kişiye acı; cahiller arasındaki alime, Zenginken fakir düşene,
hatırlıyken itibarını kaybedene.
Unutma ki yüksekte yer tutanlar aşağıdakiler kadar emniyette
değildir.
Haklı olduğunda mücadeleden korkma.
Bilesin ki; atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli derler.
|