Ateist biri ölür ve öteki tarafta tanrı ile karşılaşır...     (A: ateist, T: Tanrı)

 

 

A- Tam inanıyodum... birden ölmüşüm

T- Tabi tabi, bende sana inanıyodum tam...

--------------------------------

T- Bana inanmıyor muşsun ?

A- Yanlışın var tanrım.. Yok öyle bişi..

T- Hadi hadi..

A- Şimdi öbür tarafta böyle kızlara hava atmak için inanmam filan dedik ama.. Sen büyüksün içimi bilmen lazım, içten diildi yani... Sadece bi kaç kız düşürmek içindi...

T- E aferin.. Burda da hurileri kaçırdın ama.. Geç şöyle, kırmızılı arkadaş ilgilensin senle..

---------------------------------------

A- Bana sizden bahsetmemişlerdi! Su var mı? Abdest alıcam da...

---------------------------------------

A- Böyle olcaanı biliyodum, ben ne yapsam tersi çıkar zaten.

-----------------------------

A- Eeoo şey...

T- Kitap bastik o kadar di mi ama?

A- Valla şeytana uydum...

---------------------

A- Fakat Nietzche der ki: “Tanrı aslında yoktur...”

T- Geç onunla içerde tartış bu konuyu istersen, şöyle sıcak sıcak...

--------------------------------

A- Eee madem varsın ne diye kitap gönderdin... Şöyle yanar döner bişiler yapsaydın mucize niyetine.. Biz de inanırdık belki.

T- hayat beklenmeyen suprizlerle doludur Şapşal kulum benim

--------------------------------

A Cennet ne tarafta? Uğraştırma beni şimdi... Ben sana inanmıyodum ama cennete inanıyodum..

--------------------------------

A-Ben seni deniyodum affedici misin diye...

T-Önce biraz yan düşünürüz.

A-Ama ama ama...

T-Sağdan ikinci kapı...

--------------------------------

T:Selam kulum.

A-Eeoo şey, ben söyle sıcak bir yer bakmıştım sen zahmet etme.

--------------------------------

A- Eeee broşürde hurilerden, şarap akan nehirlerden falan bahsettiğiniz o yer nerede?

T- Bilmem nerede?

--------------------------------

A-(etrafındakilere) Bakın ben yalan söylemem; Allahı tanımam demiştim ya, bakın tanımıyorum.  İlk defa görüyorum, nerden tanıycam?