|
Çocuklarınızı iyi yetiştirin. Doğruları söyletin.
Canı
istemediği için çalışmadığında "elektrikler kesikti" demesin.
Vazoyu
kim kırdı dediğinizde "ben kırdım" diyebilsin.
Sorumluluk almayı öğretin.
Sadece
kendi üzerine düşeni yapıp kenara çekilmemesi gerektiğini; her zaman
her yerde herşeyden sorumlu olduğunu öğretin.
Birini
ezmeden de yukarılara çıkabileceğini, hatta bazen yukarılar denilen
şeyin çıkılmasa da olur bir yer olduğunu öğretin.
İlla
birini örnek alsın diyorsanız Mustafa Kemal'i öğretin.
Kızlarınızı iyi yetiştirin. Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.
Namuslu
olmanın yürekten geçtiğini öğretin.
Evden
çıkar çıkmaz ilk köşede eteğinin boyunu kısaltmasına gerek
olmadığını öğretin.
İstediğini giymeyi öğretin .
İnsanın
ahlakının sadece kendi beyninde olduğunu öğretin.
Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin.
Kıskanılmanın güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.
Beni
çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, şunu bunu giydirmez diyen adamla
gurur duymamayı, bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin.
Arayıp
neredesin ; kiminlesin vs. diyen adama “seni tanımadan önce nasıl
davranacağımı bilmiyor muydum haddini bil” demeyi öğretin.
Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.
Erkeklerle sadece arkadaş olunabileceğini, çünkü onların da sadece
insan olduklarını öğretin.
Oğullarınızı iyi yetiştirin. Karşı cinse saygı duymayı öğretin.
Gece
yarısı evine dönen kadının aranmadığını öğretin.
Bir
kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.
Dokunmaktan korkmamasını öğretin.
Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.
Sahip
çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin.
Bütün gençliğini birileriyle beraber olmaya çalışarak geçirdikten
sonra kimseyle beraber olmamış birini bulup evlenmeye çalışmanın
ikiyüzlülük olduğunu öğretin.
Bulunmaz hint kumaşı olmadıklarını; olsalar bile burun silinen
mendillerinde kumaştan yapıldığını; hiçkimseyi küçük görmemeyi
öğretin.
AMA
ÖNCE KENDİ İÇİNİZDEKİ ÇOCUĞA ÖĞRETİN......
|